Free Hit Counter
istiklal

TARİHSEL BAKIŞ

Google

23/4/2008 - UYGULAYIN GENÇ KALIN

Kategori: Kultur

Gençleşmenin 12 yolu!

              Gerçek yaşınızı daha aşağılara çekebilmek için önerilmiş 12 adımı denemeye ne dersiniz? Düzenli olarak uyguladığınız bu adımlar ile daha mutlu ve sağlıklı bir gelecek sizi bekliyor olacak! 

 

          1. Vitaminlerinizi alın

          Düzenli olarak C vitamini (1200 mg/gün), E vitamini (400 IU/gün), kalsiyum (1000-1200 mg/gün), D vitamini (400-600 IU/gün), folat (400 mikrogram/gün), ve B6 vitamini (6 mg/gün) almak gerçek yaşınızı 6 yaş geriye taşıyabilir.

          2. Sigarayı bırakın ve pasif içici olmaktan sakının

          Sigara gerçek yaşınızı 8 yaş ileriye taşıyabilir.

          3. Kan basıncınızı öğrenin ve izleyin
          Düşük kan basıncına sahip bir kişi (~115/75 mm Hg) yüksek kan basıncına sahip bir kişiden (160/90 mm Hgâ??dan daha yüksek) 25 yaşa kadar daha genç kalabilir.

         4. Yaşamınızdaki stres kaynaklarını azaltın

         Çok stresli olduğunuz zamanlarda gerçek yaşınız takvim yaşınızdan 32 yıla kadar daha ilerde olabilir. Sağlam sosyal ilişkiler kurarak ve stres azaltma stratejilerinden yararlanarak stresin sizi taşıdığı fazladan 32 yılın 30â??unu geriye doğru katetmek mümkündür.

         5. Diş ipi kullanın

         Diş ipi kullanmak ve dişelrinizi düzenli olarak fırçalamak gerçek yaşınızı 6.4 yıl geriye taşıyabilir.

        6. Aktif olun

        Az miktarda egzersiz bile (günde 2 kez 20 dakikalık yürüyüş) gerçek yaşınızı neredeyse 5 yıl geriye taşıyabilir.

        7. Emniyet kemeri kullanın

        Emniyet kemeri kullanma alışkanlığını edinmek ve her zaman hız sınırının 10 km/ saat altında araç kullanmak gerçek yaşınızı 3.4 yıla kadar geriye taşıyabilir.

        8. Lifli gıda tüketin

        Günlük beslenme sırasında 25 gram lif tüketen birinin gerçek yaşı günde 12 gram lif tüketen birine göre 2.5 yıl daha geridedir. Erkeklerin günde 25 gramdan da daha fazla lif tüketmeleri gerekir.

        9. Sağlığınızı yakından izleyin

        Sağlığı ile ilgili gelişmeleri titizlikle izleyen, tedavi ve bakım konusunda standartlarını her zaman yüksek tutan kişiler bunu yapmayanlara göre 12 yaşa kadar daha genç kalabilirler.

        10. RealAge önerilerini izleyin; kendinize bir Sağlıklı Gençleşme Planı oluşturun

       Tüm yaşamınızı göz önüne aldığınızda gerçek yaşınızı 26 yıla kadar geriye taşımanız olanağı mevcuttur. Bu yaşamınızın bundan sonraki her gününü daha genç yaşamanız, ve kalan yaşamınızı olabilecek en uzun sürede ve en yüksek enerji ile sürdürmeniz anlamına gelmektedir.

       11. Bol bol gülün

       Kahkaha stresi azaltır, bağışıklık sistemini destekler ve gerçek yaşınızı 8 yıla kadar geriye taşıyabilir.

       12. Yaşam boyu bir "öğrenci" olarak kalmayı hedefleyin
       Yaşam sürecinde entelektüel faaliyetlerden uzak kalmayan kişiler gerçek yaşlarını 2.5 yıla kadar geriye taşıyabilirler.

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

31/3/2008 - ÖNCE SAĞLIK

Kategori: Kultur

Oje tehlikesine dikkat!

Her ne kadar ojeler güzel bir görünüm sergileseler de; tırnağı havasız bırakır ve bazı enfeksiyonların oluşmasına fırsat tanır.

            Dermatoloji Uzmanı Dr. Ahmet Arpacı, kozmetik ürünlerinin çok büyük bir kısmının cilde zarar verdiğini belirterek, “Oje de bu ürünlerden biridir. Her ne kadar ojeler güzel bir görünüm sergileseler de; tırnağı havasız bırakır ve bazı enfeksiyonların oluşmasına fırsat tanır" dedi

           Memorial Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Arpacı, yaptığı açıklamada bakımlı ve güzel tırnaklar için kullanılan ojelerin tırnağı havasız bıraktığını belirterek, “Her ne kadar ojeler güzel bir görünüm sergileseler de; tırnağı havasız bırakır ve bazı enfeksiyonların oluşmasına fırsat tanır" dedi. Dr. Arpacı tırnak hastalıklarının önüne geçmek için manikür ve pediküre de dikkat etmek gerektiğine işaret ederek, “Çünkü tırnak hastalıklarının büyük bir çoğunluğu manikür ve pedikürden geçmektedir. Tırnak bakımını yaptırdığınız yerin hijyen kurallarına uyup uymadığını kontrol etmeniz ve mümkün olduğu kadar tırnaklarınızla oynamamanız gerekmektedir" diye konuştu.

Tedavisi en zor mantarlar " Tırnak mantarları"

          Uzman Dr. Arpacı, tırnağı hastalandıran en önemli nedenlerin başında mantarların geldiğini, tırnak hastalıklarının yüzde 60’ını mantarların oluşturduğunu bildirdi. Mantarın tırnağın serbest kenarından girdiğini belirten Uzman Dr. Arpacı, “Islaklık, nemlilik, karanlık, kapalılık, dar ayakkabı, travma ya da sıkışmayla, başkasının ayakkabısını giymekle, ve manikür- pedikürde vücuda girmektedir. Şayet kişinin vücut direnci düşükse, şeker hastasıysa, uzun süre antibiyotik kullandıysa ya da kortizon kullanmışsa bu mikropların vücuda girmesine ortam hazırlar" dedi. Bu mantarların tırnakta kalınlaşma, kırılma, sararma ve çizgilenme yapacağını kaydeden Uzman Dr. Ahmet Arpacı, “Mantarların batması durumunda ise dolama oluşmaktadır. Bu tür mantarlar elden çok ayakta görülmektedir. Tedavisi en zor olan mantar, tırnak mantarlarıdır" diye konuştu.

İç hastalıkları tırnak bozulmalarına neden olabilir.

           Bazen iç organ hastalıklarında, romatizmal hastalıklarda, kalp, karaciğer ve akciğer hastalıklarında da tırnaklarda bazı bozulmalar görülebileceğini belirten Uzman Dr. Arpacı, tırnağın bazen de genetik olarak küçük kalması ya da batık çıkması durumunun da söz konusu olduğunu ifade etti.

          Tırnakların üzerinde görülen ve halk arasında vitamin eksikliği olarak değerlendiren beyaz noktacıkların ise tırnağın içerisine hava kabarcıklarının girmesiyle oluştuğunu dile getiren Dr. Arpacı, “Bunun vitamin eksikliğiyle hiçbir ilgisi yoktur. Endişe edecek bir durum da oluşturmamaktadır. Sadece görüntü itibariyle insanları tedirgin etmektedir.Hatta bazen tırnağın tamamen beyazladığı durumlar dahi olabilir. Fakat bu beyazlanmadan korkulmamalıdır, bu durumun da herhangi bir zararı yoktur" dedi. Şeytan tırnağı konusunda da bilgi veren Dr. Arpacı, “Şeytan tırnağı kişinin yapısı ve tırnakla çok oynanmasına bağlı olarak ortaya çıkar. Gerekli tedavi yapılmazsa mikrop kapıp dolamaya dahi dönüşebilir. Antibiyotik tedavisi ya da lokal anesteziyle steril bir şekilde kesilerek parmağa müdahale edilebilir" diye konuştu.

Tırnaklar için et ve süt şart

            Uzman Dr. Arpacı, vücutta meydana gelen demir, çinko, folik asit ve B 12 vitaminlerinin eksikliği durumlarında tırnaklarda bir takım bozuklukların meydana geldiğini belirterek şunları söyledi:
“Tırnaklarda kırılma, kabalaşma, çatlama ve tabakalaşma gibi durumlara neden olabilen bu eksiklikleri gidermek için beslenmeye de dikkat etmek gerekmektedir. Kırmızı et, süt ve süt ürünleriyle deniz ürünlerinin tırnak sağlığı için yenmesi şart. Fakat beslenmenin yeterli olmadığı durumlarda bu eksiklikleri karşılamak amacıyla vitamin takviyesi de yapmak gerekir. Öte yandan tırnağın yüzde 18’i sudan oluşmaktadır. Su yapısını dengelemek için de nemlendirici balsam türü krem ve solüsyonların kullanılması önerilmektedir. Ayrıca kişinin elini çok fazla deterjanla temas ettirmemesi de gerekmektedir.

             Sağlıklı tırnaklar için yapılması gerekenleri de sıralayan Dr. Arpacı, “Tırnakları kısa kesmek, manikür ve pediküre dikkat etmek, elleri ve ayakları nemli bırakmamak, Beslenmeye dikkat etmek, et, süt ve balık ürünlerinden tüketmek gerekir" dedi. Tırnak yemenin enfeksiyonlara ortam hazırlayacağını da belirten Dr. Arpacı, “Aşırı antibiyotik ve kortizon tüketimi tırnak yapısını bozar. Ayrıca başkalarının terlik ya da ayakkabılarını giymek de sakıncalıdır" diye konuştu...

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

31/3/2008 - MESAJLAR UCUZLUYOR

Kategori: Kultur

 

2008-03-31   Yarından itibaren kısa mesajlar yüzde elli ucuzlayacak. Oparatörlerin ücretleri ise şöyle olacak...
Türkçe karakterlere geçişle birlikte SMS’ten 2 yerine 1 mesaj parası alacak. Buna göre SMS’ler Turkcell’de 9.5, Avea’da 8.5 ve Vodafone’da ise 7.5 YKr olacak.

Cep telefonundan gönderilen kısa mesajlar yarından itibaren yüzde 50 daha ucuz olacak.

Türkçe harflerin cep telefonlarında kabul edilmesiyle gerçekleşen uygulama sonunda standart SMS’ler Turkcell’de 9.5, Avea’da 8.5 ve Vodafone’da ise 7.5 YKr olarak fiyatlandırılacak.

Uygulama ile ilgili olarak yazılımlarını yenileyen GSM şirketleri ‘Eski telefonla Türkçe SMS atılsa bile 31 Mart’tan sonra biz bunları tek bir kısa mesaj gibi ücretlendireceğiz’ dediler.

Uzmanlar cep telefonlarında kısa mesajlarda Türkçe karakter kullanılması durumunda, 160 karakter sınırının aşıldığını ve birden fazla kısa mesaj bedeli yazıldığını belirttiler.

ARTIK SORUN ÇÖZÜLDÜ

İlk GSM sistemleri, alfabe oluşturulurken, Türkçe, İspanyolca gibi birçok özel karakteri olan dillerin bu alfabede yer almadığını ifade eden uzmanlar ‘Bu tabi tüketiciler açısından büyük bir sorundu. Tüketiciler tek SMS attıklarında 2 SMS’le ücretlendiriliyordu’ diye konuştular.

Turkcell, Avea ve Vodafone, SMS’lerdeki Türkçe harflerin diğer harfler gibi yalnızca bir karakter sayılması ile ilgili aldığı kararın ardından gerekli çalışmaları yaptılar

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

25/3/2008 - YEMEK TARİFİ

Kategori: Kultur

 

 

ÜLKE KAPAMA

 

* Malzemeler: *

1 adet az gelişmiş ülke,

Bir tepeleme yağ,

Bol miktarda yabancı sermaye,

Envai çeşit televizyon dizisi,

Bol miktarda provokasyon ve cinayet, birkaç skandal,

1 tutam asparagas haber,

1 baraj su,

1 adet yabancı dil ( tercihen İngilizce ),

1 yığın hamburger

1 kasa kola, aldığı kadar dış borç,

1 adet Bush ve

1 adet nükleer santral

 

 *HAZIRLANIŞI: *

            Tam olmamışlarından bir adet ülke alınır...

            Çok önceden 1 adet Bush'ta bekletilmiş bir tepeleme yağla iyice yağlanır. Daha sonra bol miktarda şerbet hazırlanıp nabzına göre azar azar yedirilir.

 

             Şerbeti yiyince salınan ülkenin yer kabuğu kolayca kaldırılır ve yer altı kaynakları yavaş yavaş soyularak, ince ince dilimlenir. Ardından kısık ateşe oturtulur ve yabancı sermaye ülke içine yavaş yavaş ilave edilip, millî piyasaya karıştırılır.

 

           Daha sonra süzgeçten geçirilerek, kalan iç sermaye ayıklanır. Süzülen iç sermaye bir kaba konularak içine aldığı kadar dış borç eklenir ve ateş arttırılır. Dış borcun tadı çok ağır olduğundan, ülkenin tadını bozup fark edilmesin diye, borçlanmış ülkenin içine, daha önceden ince ince çekilmiş televizyon dizileri, yabancı dil, kola ve hamburger azar azar katılarak çırpılır ve eklenmiş dış borçla birlikte, ülke içinde iyice bir nükleer santral üzerinde kaynatılır.

 

           Sonra ülke diri kalmasın diye bir baraj suya birkaç skandal ve asparagas haber katılarak çalkalanır ve koyulaşmaya başlamış ülkeye ilave edilerek, ülke gündemi iyice bir sulandırılır. Daha sonra yine süzgeçten süzülür ve ülke içindeki yurt sevgisi, ana dil, inanç ve türküler ayıklanır, birlikte ve barış içinde yaşama arzusu dilim dilim parçalara ayrılır ve diğerlerine ilave edilir .

 

            Son olarak bol miktarda provokasyon ilave edilip nükleer ateş biraz daha arttırılır. Artık tüm ulusal bilinç ve sermayeden ayıklanmış ve yenmeye hazır hale gelmiş ülke, bir iki taşım daha kaynamaya bırakılarak kapağı kapatılır. Sonra ülke kazayla (!) ocakta unutulur ve tam taşmak üzereyken yetişip bir güzel kurtarılır.

          Arzuya göre çifte kavrulmuş vatandaş başı ve kola ile servis yapılır.

 

Zafiyet olsun.

 

Yiyenlerin midesine otursun...

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

5/2/2008 - ARKA - TAŞ ( ARKADAŞ )

Kategori: Kultur

ARKADAŞ KELİMESİ TÜRKÇE'MİZDE NASIL YER ALDI? OLAYA TARİHİ SÜREÇ İÇERİSİNDE BİR GÖZ ATLIM... BU YAZI TÜM DOSTLARIMA ARKADAŞLARIMA... İNSANIN HERAN SIRTINI YASLAYACAK BİRİLERİNİN OLDUĞUNU BİLMESİ EN BÜYÜK MUTLULUKLARDAN BİRİ... İYİKİ VARSINIZ DOSTLARIM!!!

 

ARKA TAŞ:

Orta Asya' da savaşın ok ve yay ile yapıldığı dönemlerde Türk savaşçılar, arkalarından gelebilecek bir saldırıyı önlemek için, sırtlarını bir ağaca, kaya veya taşa vererek, ok atarlardı. Atalarımız genelde bozkır hayatı yaşadıkları için bu sırt dayanan nesne genelde bir taş veya kaya olurdu. Yıllar sonra bu sırt dayanan taşın ismi ARKA-TAŞ veya Azerbaycan'daki telaffuzuyla 'ARKA-DAŞ' şeklinde dilimize yerleşti. Bugün bile güvenebileceğimiz bizi arkadan vurmayacak olan, samimiyetine güvendiğimiz kişilere verdiğimiz isimdir. 'Dostluk' kavramının zaman içinde, insanın arkasını yaslayabileceği ve kendisini olabilecek kötülüklerden koruyacağı fikri ile özleştirilmesi sonucu 'arkadaş' kelimesi 'dost' anlamında Türkçemizdeki yerini buldu. ! Sırtınız 'arka-taş' sız kalmasın........

 

KISSADAN HİSSE

 

Aşk ve arkadaşlık bir gün yolda karşılaşırlar. Aşk kendinden emin bir şekilde sorar:
-Ben senden daha samimi ve daha cana yakınım sen niye varsın ki bu dünyada?
Arkadaşlık cevap verir :
-Sen gittikten sonra bıraktığın gözyaşlarını silmek için....

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

17/12/2007 - MEHMET AKİF'TEN BİR ŞİİR

Kategori: Siir

 

Atiyi Karanlık Görerek Azmi Bırakmak

 

Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak...
Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.
Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle.
İmânı olan kimse gebermez bu ölümle:
Ey dipdiri meyyit, 'İki el bir baş içindir.'
Davransana... Eller de senin, baş da senindir!
His yok, hareket yok, acı yok... Leş mi kesildin?
Hayret veriyorsun bana... Sen böyle değildin.
Kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz?
Kendin mi senin, yoksa ümîdin mi yüreksiz?
Âtiyi karanlık görüvermekle apıştın?
Esbâbı elinden atarak ye'se yapıştın!
Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan
Tek bir ışık olsun buluver... Kalma yolundan.
Âlemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk!
Ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk!
Herkes gibi dünyâda henüz hakk-i hayâtın
Varken, hani herkes gibi azminde sebâtın?
Ye's öyle bataktır ki; düşersen boğulursun.
Ümîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!
Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar;
Me'yûs olanın rûhunu, vicdânını bağlar
Lânetleme bir ukde-i hâtır ki: çözülmez...
En korkulu câni gibi ye'sin yüzü gülmez!
Mâdâm ki alçaklığı bir, ye's ile sirkin;
Mâdâm ki ondan daha mel'un daha çirkin
Bir seyyie yoktur sana; ey unsur- îman,
Nevmid olarak rahmet-i mev'ûd-u Hudâ'dan,
Hüsrâna rıza verme... Çalış... Azmi bırakma;
Kendin yanacaksan bile, evlâdını yakma!

Evler tünek olmuş, ötüyor bir sürü baykuş...
Sesler de: 'Vatan tehlikedeymiş... Batıyormuş! '
Lâkin, hani, milyonları örten şu yığından,
Tek kol da demiyor bir tarafından!
Sâhipsiz olan memleketin batması haktır;
Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır.
Feryâdı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar...
Uğraş ki: telâfi edecek bunca zarar var.
Feryâd ile kurtulması me'mûl ise haykır!
Yok, yok! Hele azmindeki zincirleri bir kır!
'İş bitti... Sebâtın sonu yoktur! ' deme, yılma.
Ey millet-i merhûme, sakın ye'se kapılma.

                                       14 Mart 1913

 

                                       Mehmet Akif Ersoy

9 YorumYorum yaz!Bağlantı

27/10/2007 - GÖZ RENGİNİZE GÖRE KİŞİLİĞİNİZ

Kategori: Kultur

GÖZ RENGİNE GÖRE İNSANIN KİŞİLİĞİ HAKKINDA NE KADAR BİLGİ SAHİBİ OLABİLİRİZ BİLMİYORUM AMA BİLİMADAMLARI BOŞ DURMAMIŞ Bİ ŞEYLER ÜRETMİŞLER!!! ŞAHSEN BEN KAHVERENGİ GÖZLÜYÜM. BU ARAŞTIRMADAKİ BİLGİLERLE BENİM KİŞİLİĞİM PEK DE UYUŞMUYOR, HATTA HİÇ UYUŞMUYOR. KİMLER ÜZERİNDE YAPMIŞLAR BU ARAŞTIRMAYA MEREK KONUSU DOĞRUSU???  GÖZ RENGİ VE KİŞİLİK ENTERESAN! SİZİ NE KADAR YANSITIYOR ACABA? BAKALIM KENDİNİZDEN BİŞEYLER BULABİLECEKMİSİNİZ... YORUMLARINIZI BEKLİYORUM...

Mavi gözlüler:
Durağan olmayı sevmeyen, enerji dolu, karar verme yeteneğine sahip, pozitif, eli açık kişilerdir. En büyük kusurları gerçeği görmekte zorlanıp hayalperest oluşlarıdır. Çevreleri tarafından da çok sevilirler…

 

Yeşil gözlüler:

Sevdiklerini kırmayan bir yapıya sahip olan yeşil gözlüler, çok sinirli olmalarına karşın bunu bastırabilmeyi başaran ve kırıcı olmamaya özen gösteren kişilerdir. Duygularını, kontrol altına almayı başarabiliyorlar…

 

Ela gözlüler:

Ela gözlü insanların, sezgileri son derece kuvvetli. Yumuşak başlı ve anlayışlı olan ela gözlüler, gururlarına aşırı düşkünler ve gururları incindiğinde ne olursa olsun asla affetmiyorlar…

 

Siyah gözlüler:

Olaylar karşısında çabuk heyecanlanan siyah gözlü insanlar duygusal yapılarıyla bu olumsuzluğu her zaman yaşıyorlar. Hem sevgisi hem de kindarlığı çok fazla olan siyah gözlüler, hassas bir kalbe sahipler…

 

Açık kahverengi gözlüler:

Her ortamda özel hayatlarına ait detayları anlatmaktan çekinmeyen kahverengi gözlüler, art niyetsiz insanlar. En büyük olumsuz yanları dünyaya kapalı gözle bakmaları. Çoğu kez hayal kırıklığı yaşayabiliyorlar…

2 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Son Sayfa • Sonraki Sayfa ->
iSTiKLAL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak!
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!

Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.

Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?
Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;

Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.
Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.
Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:

Değmesin ma' bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.
O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım.

Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım;

Fışkırır rûh-ı mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım!
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!

Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl!
Mehmet Akif Ersoy

turkey
turkey
WELCOME

Hakkımda

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ! Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ, Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.


Gazeteler

Tarihte Bugün

Son Yazılar

UYGULAYIN GENÇ KALIN
ÖNCE SAĞLIK
MESAJLAR UCUZLUYOR
YEMEK TARİFİ
ARKA - TAŞ ( ARKADAŞ )
MEHMET AKİF'TEN BİR ŞİİR
GÖZ RENGİNİZE GÖRE KİŞİLİĞİNİZ
GÜZEL BİR HİKAYE TAVSİYEMDİR
TUZLU SU...
BABİLİN ASMA BAHÇELERİ
DONDURMANIN TARİHÇESİ
NEDEN YÜZÜK PARMAĞI?
BUNLARIN KAÇINI BİLİYORUZ
SON SÖZLER
HAZIR CEVAP
SOBELENDİM
VAR MI BÖYLE DOSTLAR ?
UMUT
SEVGİ VE BERABERİNDE GELENLER
ŞEHİR İSİMLERİMİZİN TARİHÇESİ

Kategoriler

  • Kultur
  • Resimler
  • Siir
  • Tarih
  • Arkadaşlarım

    supprussceyiz
    suppruss
    ibokaracoban
    elestu
    vatanseverpatriot
    vakanuvis
    canandansiirler
    gulsevin
    dortmevsim
    ferideden
    KELEBEK50
    sibelizgi
    hermevsimeylul
    karakurum
    nehir35
    bahargunesi
    nurdanhicyilmaz
    kalbinur
    sudeasya
    armeniangenocidelie
    nefci
    pesimist1982
    aysberg
    emsalsizfatih
    okarakurum
    ekim2001
    temizer
    huseyinizgi1984
    gazikemal
    gercekyasamdan
    koookle
    7x7x7
    herneysem
    gulumcan
    lisedindersi
    vezirhan
    Denizqizii
    melek25
    4a5z6
    gamzeseker
    cografyasam
    gamzeeren
    COĞRAFYAMIZ vatanseverpatriot Laracroft chez Lalique lunatic vakanuvis şiir pınarı aysberg cankuşum edebiyat kimyacının yuvası gerçek yaşamdan mokarta Bijuteria-Casaca ipekyolu'nun Mekani lilyy meyraca1 lunarea suppruss mamila loana